“Anlattım Ama Olmadı” Dediğimiz An Neresi?

Usta çoğu zaman ne olduğunu bilir.
Parçanın ne kadar daha gideceğini, sesin neden arttığını, bugün yapılmazsa yarın ne olacağını…

Ama anlatmak, çoğu zaman ustayı rahat hissettiren bir alan değildir.

Lift başında konuşma başlar.
Usta parçayı gösterir. “Burada boşluk var” der. “Bu ilerler” diye ekler.
Müşteri dinler. Bazen bakar, bazen bakmaz. Bazen “tamam” der, bazen “şimdilik kalsın”.

Usta o anda durur.

Çünkü kafasından şu düşünceler geçer:
“Biraz daha anlatırsam satış yapıyormuş gibi olur muyum?”
“Şimdi bunu uzatırsam müşteri yanlış anlar mı?”
“Zaten söyledim, gerisi onun kararı.”

Ve susar.

Sonra atölyede şu cümle dolaşır:
“Anlattım ama olmadı.”

Bu cümle çok tanıdıktır.
Ve çoğu zaman şu anlama gelir:
Bilgi verilmiştir ama emin olma hâli oluşmamıştır.

Risk söylenmiştir ama zamanla ne olacağı netleşmemiştir.
Fayda söylenmiştir ama neden şimdi yapılması gerektiği konuşulmamıştır.
Sonuç anlatılmıştır ama bağlam korunmamıştır.

Usta bunları nasıl anlatacağını çok iyi bilir.

Ama tekrar anlatmak veya ikna etmeye çalışmak yerine susmayı tercih eder.

Susarak sağlamış olduğu güveni zedelemek istemez.

Bu noktada çoğu usta en güvenli yolu seçer:
Sorunu söyler, kararı müşteriye bırakır.

Bu bir hata değildir.
Kimse yanlış yapmamıştır.

Ama müşteri emin olmadan ayrılmıştır.
Emin olunmayan bir konuda da karar alınmaz.

Müşteri emin olmadığında,
bilgi havada kalır.

Bu yüzden “anlattım” demek,
her zaman “anlaşıldı” anlamına gelmez.

➜ Bu sahne tanıdık geldiyse

Bu durumun tek bir konuşmadan değil, bir yaklaşım eksikliğinden kaynaklandığını görmek için:
Dijital Oto Kontrol çerçevesine buradan bakabilirsiniz.

Yazar Hakkında
Toplam 25 yazı
Otomobiloji
Otomobiloji
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara