Aynı Araca Üçüncü Kez Aynı Şeyi Söylediğimiz Gün
Aynı araç kapıdan girer.
Plakayı görünce tanınır. Daha lifte alınmadan önce ustanın aklından geçer.
“Bu araçtı.”
İlk gelişte konuşulmuştur.
İkinci gelişte tekrar edilmiştir.
Üçüncü gelişte ise herkes daha az cümle kurar.
Usta aracı kaldırır.
Aynı yer. Aynı parça. Aynı ses.
Bu sefer anlatım kısadır.
Çünkü önceki iki gelişte söylenenler hâlâ akıldadır.
Ya da en azından öyle varsayılır.
Müşteri dinler.
“Evet, hatırlıyorum” der.
Ama yine net bir karar çıkmaz.
Bu noktada atölyede tuhaf bir yorgunluk oluşur.
Kimse kızgın değildir.
Kimse ısrarcı değildir.
Ama herkes şunu hisseder:
Bu konu aslında daha önce kapanmalıydı.
İlk gelişte risk söylenmiştir.
İkinci gelişte tekrar edilmiştir.
Üçüncü gelişte ise artık alışılmış bir duruma dönüşmüştür.
Ve tam da bu yüzden karar zorlaşır.
Çünkü tekrar eden sorunlar,
zamanla aciliyetini kaybeder.
Müşteri için de, atölye için de.
Bu sahne çok yaygındır.
Ve çoğu zaman şu düşünceyle geçiştirilir:
“Zaten biliyor.”
“Daha önce konuştuk.”
“Yine anlatmanın anlamı yok.”
Ama aslında eksik olan şey bilgi değildir.
Eksik olan, kararın zamanında bağlanmamış olmasıdır.
Aynı araca üçüncü kez aynı şeyin söylenmesi,
ilk iki gelişte kararın sahipsiz kaldığını gösterir.
Bu bir unutkanlık değildir.
Bu bir ihmalkârlık da değildir.
Bu, takip edilmeyen kararların
zamanla görünmez hâle gelmesidir.
➜ Bu sahne tanıdık geldiyse
Bunun tek bir araçla değil, kararın nasıl ele alındığıyla ilgili olduğunu görmek için:
Dijital Oto Kontrol çerçevesine buradan bakabilirsiniz.
